Canlar fincanlar

23 Eylül 2014 Salı

Sargita Mis Kokulu Taşlar

Hepinize merhabalar,

Son zamanlarda ilginç şeylerden hobi edinmek için arayıştaydım.
İlk önce mum yapımına baktım çok fazla malzeme gerektiriyordu. 
Daha sonra sabun yapımını gördüm ki o da yaptıktan sonra ya sipariş veren kişiye göndermem gereken ya da kullanmam gereken bir şey olacaktı, çünkü zedelenip bozulabilirdi.
Ben hem kalıcı bir şey olsun, hem farklı olsun bir de mis gibi koksun istiyordum.
Bu vesileyle kokulu taş yapımına başladım!
Lafı uzatmadan yaptıklarımın bir kaçını göstereyim :)


Ben melek figürünü çok sevdiğim için özellikle melek kalıplarını tercih ediyorum. Ancak bir çok şekilde yapılabiliniyor. Tamamen beğeniye bağlı :) 


Bu gördüğünüz mavi melek fresh bir okyanus kokusuna sahip.
 Bu taşların en güzel özelliği kokularının 1-2 saatlik olmaması.
 Günlerce buram buram kokularını muhafaza ediyorlar. 


Bu pembiş melek bir bebek :) Şekerli bir kokusu var.  
Renklere göre taşların kokuları da değişkenlik gösteriyor.
Ben şekerli kokuları sevmem daha soft bir şeyler olsun derseniz hemen alttaki fotoğrafa geçin :)


Bu da beyaz meleğimiz. Bildiğiniz temizlik kokuyor. :)
Çok soft, yumuşatıcı gibi bir kokusu var. Bunu havlularınızın ya da nevresimlerinizin arasına koyabilirsiniz. Böylece yıkandıkları ilk günkü gibi ferah bir kokuya sahip olurlar.

Kokulu taşların diğer kullanım alanları düğün, doğum günü, nişan ve kına gibi özel günlerde gelen davetlilerinize o özel günü hatırlatması için hatıra olarak verebilirsiniz.
Ya da böyle bir organizasyona bile gerek kalmadan sevdiklerinize birer birer hediye edebilirsiniz benim yaptığım gibi;


Canım arkadaşım Sinem'ime buradan iyi günlerde kullanması dileklerimle. 
Bu melek onu benden uzak olduğu her yerde korusun.. :)

Ayrıca bu işi yapan bir çok kişi var istediğiniz kişiden temin edebilirsiniz. Ama ham maddesini nereden aldıkları önemli ve hassas bir konu. 
Ben English Home'daki Madame Coco kokulu taşların ham madde sağlayacısından yani Euronet Ham maddeden alıyorum ham maddelerimi. Hem inşaat harcı gibi kokan kalitesiz ürünler ortaya çıkmıyor böylece hem de yaptığım işin en iyisini yapmayı severim.. :)

Sizler de bu meleklerden istediğiniz renkte ve sayıda edinebilirsiniz.
Sipariş için sargitasargita@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

Hepinizi mis mis öpeledim :)


Flormar - M123 Antique Pink

Herkese merhabalar,

Oje konusunda favori markam Flormar'dır.
İzmir Alsancak'taki mağazalarında geçtiğimiz günlerde Flormar M123 Antique Pink isimli ojeyi bayıla bayıla aldım.
Ben genellikle somon, coral tonlarındaki ojeleri çok seviyorum. Yani ne tam pembe ne tam turuncu olacak. Allıkta ve rujda da genellikle tercihim bu yöndedir.
Gelelim bu ojenin güzelliğine :)


Resimleri özellikle gün ışığında çektim ki gerçek renge en yakın görünüm oluşabilsin.
Ancak yine de bu resimdeki tondan 1 ton daha koyu olduğunu söyleyebilirim.

Öncelikle değinmem gerekiyor ki, bu ürün supermatte adı altında satışa sunulmuş olsa da kesinlikle mat bir oje değil. Pırıl pırıl da parlamıyor belki ama çok hoş doğal bir parlaklığı var.

Yapısı itibariyle sürümü çok kolay, ne gereğinden fazla ince ne de gereğinden fazla yoğun.
 Tam sevdiğim kıvamda doğrusu. Sürerken çizgiler halinde görünmüyor ve tüm tırnağa eşit şekilde sürülebiliniyor.

Kapağının uzun ve geniş olması ojeyi sürerken fırçayı kavramanız açısından size kolaylık sağlıyor.
Ancak kalın uçlu fırça değil. Ojenin tek eksiği bu olabilir.

Renk olarak hem günlük hayatta hem de iş hayatında rahatlıkla kullanabileceğiniz bir renk.

Bu seri en fazla 15 renkten oluşuyordu reyonda. Ve ne yazık ki Flormar'ın internet sitesinde de satışta yer almıyor.
Yanlış hatırlamıyorsam fiyatı 2.75 TL civarındaydı.
Edinmek isterseniz size yakın bir Flormar mağazasında göz atın derim.

Hepinizi öpeledim.



22 Eylül 2014 Pazartesi

Saç Bakımında Etkili Yağlar ve Ampuller


Güzel bir Eylül gününden daha hepinize merhabalar..

Mevsim değişiminde olduğumuz için saçlarda dökülmeler başlayacaktır.
Bunun dışında stres, hormonal rahatsızlıklar ya da genetik sebeplerden ötürü saçları dökülen kişilere önereceğim saç bakım yağları ve ampulleri var.
İnternette bir çok yerde bu yağlarla ilgili bilgi bulabilirsiniz ama hiç bir bilgi deneyim etmiş kişinin ağzından çıkan bilgi kadar işe yarar değildir. :)
Bu önereceğim yağların içinden 4-5 tanesini seçip kendinize bir kür hazırlayın ve haftada bir saçınıza uygulayın.
Yağların özelliklerini dikkatlice okuyup saç tipinize ve sorununuza uygun olanları tercih etmenizi öneriyorum. Hepsi herkese yaramayabilir çünkü.
Önce kapsüllerle başlayalım.


Bepanthen Ampul: Bunu eczaneden ediniyorsunuz bir kutunun içinde 5 tane kapsül bulunuyor. Şampuanınıza katacaksanız 100 ml için 2 Bepanthen kapsül koyabilirsiniz. Eğer saç bakım yağınıza katacaksanız da 1 uygulama için 1 adet yeterli olacaktır. Saçın büyümesini hızlandırmasının yanı sıra saç rengindeki pigmentasyona olumlu yönde etki eder. Benim deneyimime gelince saç uzamasında küçük de olsa artısı olduğunu söyleyebilirim.

Evigen Ampul: Bunu da eczanelerden edinebilirsiniz. İçinde E vitamini ve belli oranda zeytinyağı bulunuyor.  E vitamini eksikliği saç dökülmesine sebep veren bir şey olduğu için bu eksiği dışarıdan bir nebze de olsa tamamlamaya çalışmak , bu vitaminin eksikliğinden kaynaklı sorunlara yardımcı olabiliyormuş. Ben bakım karışımının içine katıyorum. Bir ampul kırarak kullanabilirsiniz. Şampuanınızın içine de yine 1 ampul katabilirsiniz.

Bemiks Kompoze Ampul: Koyu sarı renkli ve biraz kötü kokan bir yapısı var. Sürdüğünüzde saç derinizi sarıya boyuyor. Ancak yıkadığınızda geçiyor elbet. İçinde B6 ve B12 Vitamini bulunuyor. B6 Vitamini vücudun enerji ihtiyacını karşılayan deri, saç ve tırnak sağlığında önemli rol oynayan bir vitamindir. B12 ise hücrelerin bölünmesinden ve yenilenmesinden sorumlu olduğu için yeni saçların oluşumunu destekler. Ben bu ampulü diğer ikisine göre daha etkili buluyorum.


Gelelim saç bakımında kullandığım yağlara.

Argan Yağı: Son zamanlarda çok revaçta olan bir saç bakım yağı. Aslında cilt ve tırnaklara da çok iyi geldiği biliniyor. Bu yağı saç uçlarına düzenli olarak sürdüğünüzde mevcut kırıkların kendini toparlamasına ve yeni kırıkların oluşmasının engellenmesine yardımcı oluyor. Saçı yanan kişilere de iyi geldiği çok kez duyduğum bir şey. Düzenli olarak her duştan sonra saç uçlarınıza az miktarda uygulayabilirsiniz. Ancak ince telli ve yağlı saçlara sahipseniz yapacağınız yağ kürünün içine 1 yemek kaşığı koyup 2 saat saçınızda beklettikten sonra arındırıcı bir şampuanla saçlarınızı yıkayabilirsiniz. Şampuana katmayın.

Tatlı Badem Yağı: Saçlara iyi geldiği bilinen en ünlü yağdır diyebiliriz. İçinde o kadar çok mineral vardır ki saça zengin bir bakım sağlar. Ayrıca E vitamini de içerir. Sadece saça değil, kirpik ve kaşlarınıza uygulayarak da daha hacimli olmalarını sağlayabilirsiniz. Sert yağları inceltmek için de kullanabilirsiniz. Bakım yapacağınız yağların içinde muhakkak bulunmasını tavsiye ettiğim bir yağdır. Saçlarınızı yumuşacık yapar, kötü bir kokusu yoktur ve düzenli kullanırsanız saçlarınızı pırıl pırıl yapacaktır.

Çam Terebentin Yağı ( Çam Esansı) : Saç dökülmeniz varsa muhakkak öneriyorum. Kılcal damarları uyararak kan dolaşımını hızlandırır. Bu da saç köklerini uyandırır ve dökülmüş bile olsa ölü olmayan saç köklerinin tekrar güçlenmesine yardımcı olur. Naneye benzeyen keskin bir kokusu vardır. Çok etkili bir yağ olması sebebiyle fazla kullanımı saçlarınızı yıpratabilir. Yağlı saçların kullanımına uygundur, saçta sebum dengesi yaratır. (Fazla yağlanmayı önler). Yapacağınız bakım kürünün içine 3 damla damlatmanız yeterlidir. Şampuanınızın içine koymak isterseniz 200 ml şampuan içine 6 damla koyabilirsiniz. Ancak gereğinden fazla koyarsanız şampuanınızın kıvamını bozacaktır. Ben yaptığım saç kürüne ayda 1 kez bu esansı koyuyorum saçlarımı biraz sertleştiriyor ancak saç köklerime hava aldırdığını hissedebiliyorum.

Hindistan cevizi yağı: Parlak ve kalın telli saçlar istiyorsanız bu yağı size önerebilirim. Özellikle koyu renkli saçlarınız varsa çok güzel bir parlaklık sağlayacaktır. Saç dökülmesi üzerinde bir faydasını görmedim. Ancak saç telini biraz kalınlaştırdığı doğru. Ben kokusunu da seviyorum ama fazlası boğucu olabilir. Dipten uçlara doğru saçınıza yedirebilirsiniz. Ben bakım kürüme muhakkak katarım.

Jojoba Yağı: Saç tellerini güçlendirip, kırılmasına karşı dayanıklı hale getiren bir yağdır. Cilt tarafından kolay emilen bir yağ olduğu için de saç köklerinize kolayca nüfuz edebilir.  Bir çok şampuan, saç kremi ve kremde jojoba yağının kullanıldığına bir çok kez şahit olmuşsunuzdur. Ayrıca egzama ve sedef gibi cilt sorunlarına iyi gelen bir yağdır. Özellikle kuru saç diplerine ve kepekli saçlara faydalı olacaktır.

Isırgan Otu Yağı: Çok sık kullandığım bir yağdır. Kullanım, koku ve etkili olma anlamında çam terebentin yağına benzerdir. Bir peçeteye bir kaç damla damlatıp saçınızdaki seyrek bölgelere kompres yapabilirsiniz. Bunun dışında bakım kürünüzün içine katabilirsiniz. Kan dolaşımını hızlandırarak ince saçlarınızın güçlenmesine ve saç köklerinizin uyarılmasına yardımcı olacaktır. 10 damladan fazla kullanmanız yanma ve kaşıntı gibi rahatsız edici sonuçlar doğurabilir.

Sarımsak yağı: Sarımsağın saç dökülmesine çok iyi geldiği uzun senelrden beri bilinir. Hatta özellikle gidip yağını almanıza da gerek yok. Ortadan ikiye kesip saç diplerinize sürdüğünüzde de etkisini görebiliyorsunuz. Ancak saçlarınız çok inceyse bu uygulamayı yaparken saçlarınız kopabiliyor ve hassas bir cilde sahipseniz saç dipleriniz kızarabilir. Kokusu da cabası. Bu yüzden yağlarını masaj yaparak kullanmak ve sonrasında güzelce yıkamak akılcı bir çözüm olacaktır. Sarımsak özlü şampuanları da deneyebilirsiniz ancak hepsi işe yarar çıkmıyor bilginiz olsun.

Yılan yağı: Bu yağ da bir ara çok revaçtaydı. Saçlara düzenli uygulandığında yeni saçlar çıkardığından bahsediliyordu. Ben de denedim ama hakiki olanını bulmak çok zormuş. Bu yüzden ortalıkta çeşit çeşit fiyatlara satılan bu yılan yağlarına güvenmiyorum.

Sargita Der Ki; Benim Favori yağlarım ve ampullerim bunlar. Sizler de saçlarınıza bu uçucu yağlarla bakım sağlamak isterseniz bu yağlardan istediklerinizi seçerek saçlarınıza bakım yapabilirsiniz. 
Ben yaptığım kürleri saçımda 2 saat bekletip, saç bonesiyle bekletiyorum. 
Haftada bir kez yapıyorum. Ve arındırıcı bir şampuanla yıkıyorum. 


Hepinizi öpeledim.




16 Eylül 2014 Salı

Tokalı At Kuyrukları ve Çıt Çıt Kahküller

Hepinize merhabalar,

Bugün sizlere bakımlılığımızın bir diğer sembolü olan saçlarla ilgili çok kullanışlı bir iki şeyden bahsedeceğim.
Biliyorsunuz ki senelerdir saçlarımızı uzatmak için kaynak, çıt çıt saç, boncuk saç gibi çeşit çeşit yöntem kullanmaya artık alışmış durumdayız. Bu saydıklarımdan çıt çıt saçı çok uzun süre kullandım hem de hemen hemen her gün takıp çıkıyordum. Ama bu hazırlanma süreme ortalama bir 20 dakika ekliyordu tak şekil ver derken bir yerden sonra sıkıldım ve rafa kaldırdım. Hem artık uzun saçtan farklı bir şeyler de kullanabilmek istiyordum.
İlk önce tokalı at kuyruğu postişlerden başlayalım.

                                                                                      Resim n11.com dan alıntıdır.

Gördüğünüz gibi kullanımı çok basit. Saçlarınızı toplayıp yada minik bir topuz yapıp üstüne bu tokalı at kuyruğunu tutturabilirsiniz.
Farklı boylarda, renklerde ve şekillerde satılabiliyorlar. 
Saçınıza takıp çıktığınız için saç yapma sürenizi harika bir şekilde azaltıyor ve size pratiklik kazandırıyorlar.
Gerçek saç olmayanlarının fiyatları ortalama 40 -75 arası değişebiliyor. Boyayamıyorsunuz.
Gerçek saç olanlar ise 100- 150'den başlıyor.

Dikkat edilmesi gerekenler;
Gerçek olmayanlardan bazıları çok kalitesiz oluyor ve saçınızda barbie saçı gibi parlıyor. Onları tercih etmeyin. Satın almadan önce muhakkak güneş ışığına tutup parlayıp parlamadığına bakın.
Eğer saçlarınız çok çok azsa ve uzun ve hacimli bir kuyruk seçtiyseniz saçınıza sabitlemekte güçlük yaşayabilirsiniz yani günün sonuna doğru aşağı doğru inen bir kuyruğunuz olacaktır.
Saçınızla birbirine giren bir yapısı olmadığından rengini tam saçınıza uygun şekilde seçmezseniz dışarıdan belli olur. Bunu da istemeyiz değil mi :)

Bir diğer favori ürünüm ise çıt çıtlı kahküller!

Bunları da keşfedeli 1 yıl kadar oldu. Kahkül  kestirmek istemiyordum çünkü yakışıp yakışmayacağından emin olamıyordum bir türlü.
Bunlardan bir adet edineyim ve nasıl duracak bir göreyim dedim.
Açıkçası kullandıktan sonra çevremden olumlu tepkiler alınca ve kullanımının da çok rahat olduğunu görünce elimden düşüremedim :)
Bunlar da çeşitli uzunluklarda ve renklerde satılıyor. 
Altındaki ili adet minik çıt çıt klipsi ile saçınıza tutturuyorsunuz.
Bazıları çok uzun şekillerde satılıyor siz aldıktan sonra kuaförünüze istediğiniz şekilde kestiriyor ve yüzünüze uygun hale getiriyorsunuz.


Bunun bir taçsız bir de taçlı versiyonu var. Taçlı olanı taçsız kullanamıyorsunuz. 
Ama ben tarz olarak kahküle taç yakıştırdığım için benim için sorun yok.
Taçsız versiyonunu denedim ama satın almadım çünkü çıt çıt bölgesi yani kahkülün saçın tepesinde bittiği yer bana kalırsa çok belli oluyor. 

Tabii ki bunda da saçınıza uygun rengi seçmeye dikkat edin :)

Hepinizi öpeledim.




13 Eylül 2014 Cumartesi

Bu sıcaklarda makyajı nasıl sabitlesek?

Herkese merhabalar,

Geçtiğimiz haftalarda havalar felaket sıcaktı biliyorsunuz.
Makyajı sabitlemekte çok sıkıntı yaşıyorduk.
Sabah sürdüğümüz ürünler akşama kadar dayanmayınca transparan pudraları deneme zamanı gelmişti.

Bu esnada Flormar'ın sitesindeki devasa indirimi görüp tıkladım.
Ve transparan pudra alışveriş tarihinin en kazançlı hareketine giriştim. :)
Normalde 23 TL olan Flormar Passionate Dots Invisible Powder bir süre için 6 TL ye düşmüştü! 



Flormar.com dan yaptığım ilk alışverişti. 50 tl üzerine kargo ücretsizdi. Ve yanında istediğiniz bir renk oje hediye ediyorlardı. Güzel bir alışverişti bu bağlamda. Ayrıca siparişinizi kargo numarasıyla takip de edebiliyorsunuz.
 Hemen satın aldığım ürünün özelliklerine geçelim;



- Ürünü fiyat performans açısından ele aldığımızda ödenen paranın hakkını fazlasıyla verdiğini söyleyebilirim.

- Ben zaten açık tenli olduğum için renginin beyaz olması ve ten rengini 1 ton açması benden artı puan aldı.

- Makyajı sabitlemek konusunda 10 üzerinden 7 veriyorum çünkü muhakkak 3-4 saatte bir tazelemeniz gerekir. Ancak bunun üzerinde bir performansı bu fiyata zaten elde edemezdiniz.

- Çok hafif floral bir kokusu var, bu benim hoşuma gitti.

- İlk sürdüğünüzde bembeyaz olan toz, zamanla transparanlaşıyor ve cildinizi incecik bir örtü gibi sarıyor, elinizi yüzünüze götürdüğünüzde de pütür pütür değil yumuşacık bir his duyuyorsunuz.

- Ürün 18 gramlık kutularda satılıyor. Ve çok az kullanmanız yeterli olduğu için baya uzun süre yetecektir.

- Ürün toz halinde olduğu için süngerine ilk aldığınızda biraz ortalığı tozutabiliyor bu yüzden üzerinize koyu 
renk bir kıyafet giyecekseniz pudralama işleminizi önceden yapmalısınız. Yoksa saçınızdan kepek dökülmüş gibi saçma sapan bir görüntüye maruz kalabilirsiniz.

- En bayıldığım özelliklerinden biri de sadece sabitleyici olmaması aynı zamanda matlaştırıcı etkisi olması. Bilhassa yağlı ciltlere kocaman kocaman öneriyorum!

Ürünü indirimli edinmek ve incelemek isteyenler olursa şuraya TIK TIK.

Sargita Der Ki, makyajımı sabitlesin, cildimi matlaştırsın ama pahalı da olmasın derseniz bu ürünü tavsiye ediyorum.
 Ama gün boyu beş kere tazeleyemem uğraşamam diyorsanız yanaşmayın.
(Aman bence nelere 6 TL vermiyoruz al kenarda dursun.)

Hepinizi öpeledim!
:))



4 Eylül 2014 Perşembe

SENSODYNE HAYATIMA SAĞLIK VE ÖZGÜRLÜK GETİRDİ!

İş yerinde, yolda, arkadaşlarımla buluştuğumda ya da evde.
Nerede kiminle olduğum hiç fark etmez canım her an bir şeyler atıştırmak isteyebilir. Hele hele yaz gelince buz gibi meyveler, içecekler beni son derece cezbeder. Güneşin altında buz gibi koca bir bardak soğuk su içmeye kim hayır diyebilir? Ya da güneş tam tepedeyken en sevdiğim dondurmayı yemekten beni ne alıkoyabilir? Hiçbir şey alıkoyamaz diyorsanız baya yanılıyorsunuz. Diş hassasiyeti sizi tüm bu saydıklarımdan bir anda alıkoyabilir. Bana yaptığı gibi...
Bir bardak soğuk su içmek bile dişlerimi sızlatıp benim için işkenceye dönüşünce soluğu diş doktorumda aldım. Doktorum bana diş minesinin altında bulunan dişin yumuşak kısmının (dentin), normalde olması gerekenden daha fazla yüzeye yakın hale gelmiş olduğunu söyledi. Yani diş yüzeyim belli oranda aşınmış. 
Buna diş gıcırdatmak, dişi çok sert fırçalamak ve bir takım diş eti hastalıkları sebep olabiliyormuş. Hemen ''şimdi ne yapacağız?'' diye sordum. Neyse ki büyük operasyonlara gerek yokmuş. Doğru diş macununu kullanarak bu problemi büyük oranda azaltabilir hatta bundan kurtulabilirmişim.  
Diş hekimim bana bu konuda, Sensodyne markasını kullanmamın dişlerimde rahatlama sağlamaya, dış yüzeydeki tam olarak çürük olarak adlandırılamayan ama görüntü kirliliği yaratan lekelerin giderilmesine ve yenilerinin oluşmasının engellenmesine yardımcı olacağını söyledi. Aynı zamanda o lekelerin zamanla çürüğe dönüşme olasılığı varmış, Sensodyne bu çürüklerle savaşıp diş eti sağlığını korumaya da yardımcı olan bir diş macunuymuş. 
Aşındırıcı özelliği yüksek olan diğer diş macunları ile dişlerimi fırçalamanın hassas bölgelere çok zarar verebileceğini de ekledi. Zaten bu aşamada hekimimin önerdiği diş macunundan başkasını asla kullanmazdım.
Ben dişlerimi beyazlatayım diye bin bir çeşit diş macunu kullanırken meğer dişlerimin dış yüzeyini silip süpürmüşüm. Sensodyne True White, bir çok günlük diş macununa göre on kat daha az aşındırıcıymış. Dişlerin kendi gerçek beyazlığına kavuşmasına yardımcı oluyormuş. Benim gibi bembeyaz dişleri olsun isteyenlerin diş sağlığı için bu çok güzel bir haber. 
Benim için önemli olan bir diğer nokta ise; kullandığım diş macununun nefesimi rahatlatmasıdır. Çünkü günde dokuz saat çalışıyorum ve gün içinde bir çok kişiyle iletişim kurmak zorunda kalıyorum. Dolayısıyla nefesimin ferah olması benim için çok önemli.
On tane diş macunu kullanmaktansa, tek bir diş macunuyla bütün diş eti problemlerime ve en önemlisi de diş hassasiyetine son vermeye kararlıydım. 
Gelelim sonuçlara.
Beş aydır Sensodyne kullanıyorum ve hem bana göre hem de diş hekimime göre diş hassasiyetimde büyük oranda azalma var. Öyle ki eskiden soğuk su içemeyen ben, şimdi buzlu suları bana mısın demeden lıkır lıkır içmeye, ağzıma sürmeye korktuğum buz gibi dondurmaları acı çekmeden zevkle bitirmeye, kabuğunu soyup keserek yediğim güzelim meyveleri istediğim gibi ısırarak yemeye başladım.
Şunu net olarak söyleyebilirim ki Sensodyne hayatıma tam anlamıyla sağlık ve özgürlük getirdi. Siz de Sensodyne diş macunlarından size uygun olanı keşfetmek istiyorsanız aşağıda gördüğünüz linke tıklamanız yeterli. https://www.facebook.com/SensodyneTR
Şimdi bembeyaz, diş hassasiyeti olmayan ve gerçek beyazlığına kavuşan dişlerimle etrafa mutlulukla gülümsüyorum. İstediğim her şeyi yiyip, içebiliyorum.. 
Teşekkürler Sensodyne True White..
#gerçekgülüş

İçerik: www.sargitaderki.net
Bir boomads advertorial içeriğidir.

3 Eylül 2014 Çarşamba

Sargita Der Ki; İşte Maybelline Up In Smoke Çekiliş Sonucu!

Hepinize merhabalar yavrular!



31 Ağustos'ta sonlanan Maybelline Up In Smoke Makyaj kiti çekilişimin sonucunu açıklama zamanı!

İşte kazanan takipçim;


Tebrikler Suna!
 1 hafta içinde bana sağ tarafta yazan mailimden iletişim bilgileriyle birlikte ulaşmanı bekliyorum.

Kazanamayanlar da hiç üzülmesin. Yeni çekilişlerim yolda! :)
Hali hazırda devam eden Instagram çekilişime de katılabilirsiniz. Onun için şuraya tık tık :)

Hepinizi öpeledim! :)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Red Bow Tie