Canlar fincanlar

21 Haziran 2017 Çarşamba

Takipleşmediklerimiz kaldı mı? :)

Hepinize merhabalar,
Bir süredir hayat meşkalesi yüzünden blogumla ilgilenemiyordum.

Aslına bakarsanız bu durum bir kaç senedir bu şekilde, sebepleri ise malum enerjinizi çeken insanlar, iş hayatı, sağlık sorunları falan filan derken hayatınızda vakit ayırmaktan zevk aldığınız şeylerden uzaklaşabiliyorsunuz.

Neyse önemli olan kaldığınız yerden bir şekilde devam edebilmek.

Aranızda blogunu takip etmediğim, gözümden kaçmış olanlarınız ya da blog dünyasına yeni atılmış olanlarınız varsa bu postumun altına muhakkak linkinizi bırakın.  Seve seve ziyaret ederim.

Sadece blog üzerinden değil instagram üzerinden de muhakkak takipleşelim, yeni yayınlarımızı kaçırmayalım :)

Bu kadir gecesinde hepinize ve sevdiklerinize sağlık ve huzur diliyorum. Hayatınıza iyi gelen kim ve ne varsa hep sizinle olsun, enerjinizi çeken ve size değer vermeyen kim varsa hayatı boyunca değer göremesin. Amin!



Hepinizi öpeledim :)

6 Nisan 2017 Perşembe

Sinsi hastalık Takayaşu Nedir?

Hepinize merhabalar,

Çok uzun bir süredir blogumla ilgilenemiyorum, bunun sebebini bir önceki postumda belirtmiştim . Ancak özet geçmek gerekirse annem kalçasından protez ameliyatı oldu ve yakınlarında protez ameliyatı olanlar varsa bilirler ki ameliyat sonrası ilk aylarda yakın bakıma ihtiyaç duyuyorlar.

Bu postumda değinmek istediğim şey; çok nadir bir hastalık olan, annemin 5 senedir tedavisini gördüğü Takayaşu hastalığı.

Nabızsızlık hastalığı olarak da bilinen bu rahatsızlık bizde kilo kaybı, yemek yiyememe, sırt ağrısı ve güçsüzlük ile kendini göstermişti.
Tanının konulması ortalama 5 ay sürdü ve bu süreçte annem giderek kilo kaybetti, ve yemek yiyememeye, su bile içememeye başladı. O kadar zor bir süreçti ki, anneniz günden güne daha zor bir durum içine giriyor ancak doktorlar tanısını koyamıyor..
 Tanısı koyulamadığı için dolayısıyla tedaviye de başlanamıyordu, bu hepimizi günden güne yıkıyordu..

Doktorları gezerken en sonunda Romatoloji bölümünden hastalığın bulunduğuna dair olumlu bir yanıt geldi. Annemin hastalığı boğaz bölümündeki damarların tutulmasına sebep olan Takayaşu hastalığıydı.




Eğer sizin de ailenizde hızla kilo kaybeden, yemek yiyemeyen, güç kaybı yaşayan birileri varsa ve tanısı bir türlü konulamıyorsa bir de romatizmal hastalıklardan şüphelenin ve bir Romatoloji uzmanına başvurun derim.

Bu postu yazma amacım, geç kalınıp tedavi sürecinin dahi hastayı kurtaramayacağı aşamalarla yüzleşmek zorunda kalmadan tedavinizi yaptırabilme şansınız olsun. Takayaşu ne yazık ki yeterince bilinmiyor ve tehlikeli durumlara sebep olabiliyor. Umarım bunu okuyan birilerine faydası olur ve kimse bu hastalık yüzünden zor durumlarda kalmaz.

Takayaşu hastalığından muzdarip yakını olanlar varsa benimle iletişime geçebilirler, süreç hakkında elimden geldiğince paylaşımcı olmaya çalışırım.


Hepinizi öpeliyorum.

14 Aralık 2016 Çarşamba

Zor dönemler de hayatın bir parçası

Hepinize merhabalar,

Uzunca bir süredir bloguma yazamıyorum. Bunun için takipçilerimden özür dilerim. :/
İlk önce evi badana yapmaya kalkıştık. Daha sonra annemin sağlık sorunlarının nüksetmesi üzerine blogumla ilgilenmeye pek fırsat bulamadım. Başka şeylerle meşgul oldum. Sağlık sorunlarını da henüz atlatmış değiliz.

Bu esnada çekilişimin kazananlarına hediyelerini göndermek için bile zar zor fırsat buldum. Neyse ki ellerine sağ salim ulaştırdım.

Blog çekilişime katılım çok iyi olmasına rağmen İnstagramda beklediğim katılımı göremedim. Ancak katılanların hakkını yememek için iptel etmedim.

Bundan sonra sadece Blog üzerinden çekilişlerime devam edeceğim.

Ve evet başlığımda belirttiğim gibi zor dönemler de hayatın bir parçası, bu günler de geçecek ve güneş bir kez daha doğup yüreğimizi ısıtacak yine..

Hepinizi Öpeledim..

25 Ekim 2016 Salı

Sargita Der Ki Blog MAC Ruj Çekilişinin Kazananı belli oldu ! :)

Hepinize Merhabalar!

Sargita Der Ki Blog'un tekrar aktif oluşunu kutlamak için Mac The Matte Lip Rujlarından hediye ettiğim bir çekilişim vardı :)



Çekilişimin katılım süreci 23 Ekim'de sonlandı.

Belirtmeliyim ki muhteşem bir katılım oldu, bu beni son derece mutlu etti.

Öncelikle çekilişime katılan ve bana kucak dolusu hoşgeldin sevgisi gönderen tüm katılımcılarıma teşekkür ediyorum. Bu yolculukta beraber yürüyen kocaman bir aile olmamız bana her bloguma girişimde mutluluk ve güç katıyor.. Bu yüzden iyi ki varsınız..

Artık kazananı açıklama zamanı geldi tabii..

Sargita Der Ki Blog Çekilişinin kazananı;

Sihirli Mavi !!

Kendisini çok çok tebrik ediyor ve öpüyorum.
İstediğin Mac The Matte Lip Ruj rengininin adını, İsim soyad ve adres bilgilerini sargitasargita@gmail.com  adresinden bana ulaştırmanı bekliyorum. :)

Kazanamayan takipçilerim ise hiç üzülmesin, en kısa sürede yeni bir çekiliş geliyor. 

Hepinizi Öpeledim! :)


23 Ekim 2016 Pazar

Blistex Medicated Lip Ointment

Hepinize merhabalar,

Bugün İzmir'de sıcacık bir Pazar sabahı yaşıyoruz. Böyle hafta sonlarına bayılıyorum, enerjik uyanıyorum. :)

Çayımı koyup kış gelmeden kuruyan dudaklarımı bolca nemlendirdikten sonra bu Pazar'ı bu konuyla ilgili bir ürüne ayırmaya karar verdim.

Blistex Medicated Lip Ointment minicik bir tüp içinde satılan ve mucizeler yaratan bir ürün.


Fonda kurumuş güller olması elbette tesadüf değil. Kışı görmeden çatır çatır çatlayan ve bu vesileyle kalbimi çok fena kıran dudaklarıma gönderme yapıyorum. :))

Diğer bir çok dudak ürününden farkı sadece nemlendirme amaçlı kullanılmaması. Yani gerçekten dudaklarınızda medikal müdahale isteyen bir kuruma ve çatlama varsa ve etkili bir dudak bakım ürünü arıyorsanız aklınıza bu ürünü hemen getirebilirsiniz.

Hemen burada bahsetmeliyim ki ürünü dudaklarınıza sürdüğünüzde yanma hissi yaşıyorsunuz, bunu ferahlık hissi gibi de tanımlayabiliriz aslında. Ama dudaklarınızdaki yara veya çatlaklar açık hale geldiyse bu fazlaca canınızı yakabilir, o yüzden dudağınızda açık yara varsa bu ürünü tavsiye etmiyorum.


Ürünün ağzını sürüşte kolaylık sağlaması açısından bu şekilde tasarlamışlar. Bu benim çok hoşuma gidiyor açıkçası. Çünkü sürdükten sonra dudağıma daha kolay yedirebiliyorum.

Bir parça sürüp, dudağımda beyaz renk tamamen kaybolana kadar daireler çize çize yediriyorum.

Dudağımdaki tahribatlara iyi gelmesi için günde iki kez uyguluyorum. Bundan arta kalan zamanlarda ise farklı bir nemlendirici ürünle dudaklarımı nemlendiriyorum. Yani bildiğiniz tam teşekküllü bakıma alınmış durumdalar. :)

Sargita Der Ki; Dudaklarınız kış gelmeden çatlamaya başladıysa bu ürünü deneyebilirsiniz.


Hepinizi Öpeledim. <3


22 Ekim 2016 Cumartesi

Bioderma Sensibio Gel Moussant Yüz Temizleme Jeli

Hepinize merhabalar,

Tüm mecralarda belirtildiği gibi ne yapmıyoruz? Yüzümüzü temizlemeden ve cilt bakımı yapmadan yatmıyoruz :)

Ben de de alışkanlık haline geldiğinden, eve geldiğimde göz makyajımı temizledikten sonra mutlaka yüz temizleme ürünleriyle cildimi köpürtüp yıkarım.
Bu uğurda farklı ürünleri sizlere tanıtmaya devam edeceğim. :)

Bugün sizlere Bioderma Sensibio Gel Moussant isimli yüz temizleme jelinden bahsedeceğim.


Ürünle ilgili deneyimime geçmeden önce genel bir kaç bilgiyi sizlerle paylaşayım.
Ürün hassas ciltler için geliştirilmiş.
Yatıştırıcı ve nemlendirici bir etkiye sahip olduğu belirtilmiş.
Bizler için en önemli olan özelliklerden birine değinecek olursak da paraben, parfüm ve sabun kesinlikle içermiyor.

Ürün gerçekten kokusuz, yani çok hafif kendine has bir kokusu var. Aslında koku benim için problem değil, güzel kokulu ürünleri kullanmaktan hoşlanırım ama kokuya hassas biriyseniz sizin için artı bir özellik diyebiliriz.

Kullandıktan sonra cildime özellikle nemlendirici uygulamadım ki ertesi sabah kalktığımda etkisini göreyim. Cildimde kuruma veya gerilme hissi yaratmadı.

Temizleme özelliğine gelecek olursak, yüzümde çok ağır bir makyaj yoktu ama yıkayıp da havluyla kuruladığımda havluda makyaj kalıntısı yoktu, bu benim için muhteşem bir özellikti. Çünkü kullandığım bazı ürünlerde ne yazık ki bu problemle karşılaşıyorum.


Yapısı gördüğünüz gibi çok ince ve akışkan. Yani piyasada jel adı altında satılan ürünler genelde yoğun bir yapıda olurken, bu ürün neredeyse su kadar akışkan. Cildinizde bu yüzden ağır bir his bırakmıyor. Hassas ciltler için geliştirilmiş olmasının bu özellikte etkisi var diye düşünüyorum.

Sanırım biraz da bundan ötürü fazla köpürmüyor. Çok köpürüyor demek çok temizliyor demek olmadığından ötürü, bunu kötü bir özellik olarak sayamayacağım şahsen.

Ben bu ürünü tercih eder miyim sorusuna gelirsek, hassas bir cilde sahip olsaydım evet diyebilirdim, ama ben daha çok cildimin yağ düzeyini kontrol altına alan temizleme ürünlerini kullanmayı tercih ediyorum. Ama diğer ürünler cildinizde rahatsızlık hissi uyandırıyor ve daha yumuşak bir ürüne ihtiyaç duyuyorsanız bu ürünü mutlaka denemelisiniz.

Hepinizi Öpeledim :)









Ürünler bana Dermokozmetika sitesi tarafından ulaştırılmıştır.


11 Ekim 2016 Salı

Mimlendim yine yahu :)

Hepinize merhabalar,

Yepyeni bir mimde daha karşınızdayım :)
Bu kez beni 1DilimHayat Blogu mimlemiş, burdan öpücükler ve teşekkürler. :)

1-Blog yazmaya nasıl başladın?

Blog yazmaya üniversiteye giderken başladım. Psikoloji okumadan önce Halkla İlişkiler ve Reklamcılık okudum. Sosyal medyada var olmanın çeşitli yollarını bu şekilde öğrenme fırsatım oldu. Blog yazmak kendi alanınızı oluşturmak ve düşüncelerinizi insanlarla paylaşmak fikri bana çok sıcak geldi ve hikayem başladı :)

2-  Bloguna daha önceden yazmadığın bir tarzda yazacak olsan bu ne olurdu?

Sanırım müzikle ilgili ya da psikolojik konularla ilgili yazabilirim. İkisi de ilgi alanım.



3- Bloglarda okumayı en çok sevdiğin konular nelerdir?

Denenmiş ürünler bölümünü okumayı seviyorum, bu alışverişime yardımcı oluyor. Bunun dışında Dıy yani kendin yap bölümlerini çok beğenir ve evde uygularım.

4- Hayatta en çok yapmak istediğin şey nedir?

Hayatta en çok yapmak istediğim şey şudur demedim hiç bir zaman. Hayat büyük hedefler koymak için fazla komplike ve dışımızda gerçekleşen çok fazla faktör var. Bunun bilincinde olduğum için aslında anı ve günü yaşıyorum. Yarından beklentimi azaltarak hayatın bana getirdiklerini sürpriz gibi görüp mutlu oluyorum. Aksi takdirde beklentilerim gerçekleşmezse üzülürüm, atraksiyona gerek yok. Ama daha manevi yaklaşacak olursak en çok istediğim şey huzurlu olmak ve etrafımdakileri huzurlu hissettirmek diyebilirim.

Ben de;




Bloglarını mimliyorum..

Sevgiyle öpeledim :)


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Red Bow Tie